YENİ SİNCİK / Köşe Yazısı - İrfan ALTINTEL

27.11.2015 13:08:49
İrfan ALTINTEL

İrfan ALTINTEL

 

 

“Büyük kitaplar küçük insanların hikayelerini anlatıyordu.

Küçük ama yaşamın yüreğinde büyük manalar bırakmış insanların”

......Ve ana haber bültenleri büyük harflerle  SİNCİK yazıyordu,

Sincik: Bu ülkenin en ücrasında bir yerlerde küçük bir belde,

Zaman,  kaydederken bu anı, Sincikliler kendilerine tebessümle bakıyordu  ekranlardan...

1990 yılında ilçe olduktan sonra bir kısır döngünün içinde bocalayan Sincik,  Ak Partinin iktidarıyla bir kalkınma ivmesi yakalıyor ve kendine olan özgüveninini yavaş yavaş buluyordu.

İlk kurulduğu günden itibaren ilçede hızlı bir yükselişle,  halktan destek bulan Ak Parti, 2009 yerel seçimlerinde ciddi bir farkla ilçede belediye seçimlerini alırken, Anayasa referandumu dahil  2011 yılı genel seçimlerinde de Türkiye’de Ak Parti  en yüksek oy oranıyla destek buluyordu ve bu kadar yüksek bir oyun sebepleri ulusal düzeyde bile tartışılıyordu.

2014 yerel seçimlerinde aday anlaşmazlığı sebebiyle Ak Parti belediye seçimlerini kaybetti, hemen ardından gelen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Belediye başkanının yaptığı istişareler sonucunda seçildiği partiden istifa ederek, Recep Tayyip ERDOĞAN, a destek kararı alması ile kitlesel bir harekete dönüşen seçim yeniden ülke içinde Sincik isminin gündem olmasını sağladı...7 Haziran genel seçimleri ile zirveye çıkan bu çıta 1 Kasımda ulaşılması zor bir oran olan %96 ile yeniden konuşulmaya ve tartışılmaya başlandı...

SİNCİK’TEKİ AK PARTİ

Peki Ak Parti’ yi bu kadar uzun soluklu bir maratonda sürekli yükseten etken, sebep neydi?

Bu konuda konuşmak, değerlendirme ve tespitlerde bulunmak çok açık bir alan olsada, aslında bunun için net, tekil bir cevabın olduğunu düşünmüyorum.

Şayet Varsa bir cevabı, Cevap Aksu’ da, Geçitli ‘de, Balkaya’ da, Sakız’da, Taşkale’ de, Hacıyan’ da, Yarpuzlu’da, Dilektepe’de hasılıkelam  bir cevap varsa oda bu ilçenin en ücrasında bir amcanın duasıyla kıblesi arasında.  

Yeniden devletine olan inancında, bir şeylerin değişebilme ihtimalinde ve bu inançla,  yaşlı ve hasta haline aldırmadan  yol  katedip sandık başına yürüyende...

Cevap, umuda dair bir şeylerde...

Umut, yarıda kalmış bir şiir...

Bir şiir, yeniden ve bir daha susmasın diye.

ÖZÜNE YÜRÜYEN SİNCİK

Bu duygularla yeni heyecanlar yeşerirken , büyük bir akraba topluluğu olan bu güzelim yurdun,  bir arada durabildiğinde neler yapabileceğine şahit olması, bu birlik hareketi ile özgüvenini bulması,  dünündeki birliği yeniden inşa ederek geleceğe güvenle yürüyebilmesi,  işte  mühim ve yaşatılması gereken hayati mesele bu.

Ak Parti ile beraber,  toplumsal bir bütünlüğe bürünen Sincik,

-Irgatçılık ve işçilikten sıyrılıp, Üreten,  İş Dünyasında Ciddi Temsilcileri Olan, Okuyan, Yazan,  Örgütlenip Dernekleşen,  Kendini Baştan İnşa Eden “ YENİ BİR SİNCİK” artık.

Hızlı büyüyen ve değişen dünyaya uyum sağlayıp gelişim ve büyüme moduna yükselen bir SİNCİK.

İşte geleceğini inşa edecek olan bu  “YENİ SİNCİK”

Bir diyebilmek,  çoğunlukta

Birdeki birliğin rahmetini görmek

Bir ve bütün olunduğunda Cunhurun Reisini buraya getirebileceğini bilen Sincik

Tam da bununla ilgili şu hikaye halimizi anlatır sanki:

“Zamanın birinde bir çoban varmış. Bu çoban padişahın kızına âşık olmuş. Onunla evlenebilmek için her şeyi göze almış ve başlamış bu işin çaresini aramaya. Garip çobanın ilk aklına gelen o zamanın âlimini bulup ondan yardım  istemek. Âlimi bulmuş ve demiş ki:

- Ben padişahın kızına âşık oldum. Ne yapıp ne edip onunla evlenmem  lazım bana yol göster ocağına düştüm.

- Bu iş çok zor evladım. Sen garip bir çoban o padişah kızı.

- Olmaz mutlaka almam lazım  onu bana nasihat et.

- Çok mu seviyorsun sen bu kızı?

- Evet çok

- Ne dersem yapacak mısın?

- Yaparım söz.

- Dinle beni o zaman şu andan  itibaren şehrin girişine gidiyorsun kapısına oturup hiç kalkmadan uyumadan orada bekleyeceksin. Sana kim soru sorarsa tek cevabın ALLAH olacak.

Öğüdünü alan çoban  hemen  şehrin kapısına oturmuş bir tüccar gelmiş:

Selamün Aleyküm demiş.

- ALLAH

- Bu şehirde alabileceğim neler var?

- ALLAH

- Sen deli misin?

- ALLAH

Cevap alamayan  tüccar gitmiş. Sonra gelen giden ne sormuşsa tek cevabı ALLAH olmuş. Çobanın ünü yayılmış şehre onu çok muhterem bir âlim zat olarak tanıtmışlar. Bu söylenti padişahın  kulağına gitmiş. Padişah da toparlanıp hemen ziyaretine gelmiş:

- Hocam buralarda yazık size

- ALLAH

- Sizi sarayımda görmek bana şeref verir

- ALLAH

- Hatta size akraba olmak isterim bir kızım var sizde uygun görürseniz izdivacınız bize şereftir.

- ALLAH, ALLAH demiş. İstemem demiş.

Âlim zat çobana sormuş.

- Evladım istediğin oldu işte neden istemiyorsun.

Çoban cevap vermiş:

- Yalan yere, dünya için çıktım buraya dedim ALLAH. Her istediğim oldu. Ben şimdi onu bırakıp nasıl başkasını severim.

İşte bu kıssadan  hissede bizim de payımıza çok şey düşürüyor. 

Bizler ülkenin en ücrasında yaşayan Sincilikliler olarak tarihimizde ilk defa bir  beraberlik oluşturduk  “BİR” dedik. Ülkenin Başkanı buraya geldi.

Bugün             “bir” diyen Sincik’e Cumhurun Reisini gönderenden vazgeçmemek ve bu bütünlüğe sahip çıkmak temennisi ile...

“Büyük kitaplar küçük insanların hikayelerini anlatıyordu.

Küçük ama yaşamın yüreğinde büyük manalar bırakmış insanların”

......Ve ana haber bültenleri büyük harflerle  SİNCİK yazıyordu,

Sincik: Bu ülkenin en ücrasında bir yerlerde küçük bir belde,

Zaman,  kaydederken bu anı, Sincikliler kendilerine tebesümle bakıyordu  ekranlardan...

                                                                                                     Selam ve dua ile kalın...

 YENİ SİNCİK

 

“Büyük kitaplar küçük insanların hikayelerini anlatıyordu.

Küçük ama yaşamın yüreğinde büyük manalar bırakmış insanların”

......Ve ana haber bültenleri büyük harflerle  SİNCİK yazıyordu,

Sincik: Bu ülkenin en ücrasında bir yerlerde küçük bir belde,

Zaman,  kaydederken bu anı, Sincikliler kendilerine tebessümle bakıyordu  ekranlardan...

1990 yılında ilçe olduktan sonra bir kısır döngünün içinde bocalayan Sincik,  Ak Partinin iktidarıyla bir kalkınma ivmesi yakalıyor ve kendine olan özgüveninini yavaş yavaş buluyordu.

İlk kurulduğu günden itibaren ilçede hızlı bir yükselişle,  halktan destek bulan Ak Parti, 2009 yerel seçimlerinde ciddi bir farkla ilçede belediye seçimlerini alırken, Anayasa referandumu dahil  2011 yılı genel seçimlerinde de Türkiye’de Ak Parti  en yüksek oy oranıyla destek buluyordu ve bu kadar yüksek bir oyun sebepleri ulusal düzeyde bile tartışılıyordu.

2014 yerel seçimlerinde aday anlaşmazlığı sebebiyle Ak Parti belediye seçimlerini kaybetti, hemen ardından gelen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Belediye başkanının yaptığı istişareler sonucunda seçildiği partiden istifa ederek, Recep Tayyip ERDOĞAN, a destek kararı alması ile kitlesel bir harekete dönüşen seçim yeniden ülke içinde Sincik isminin gündem olmasını sağladı...7 Haziran genel seçimleri ile zirveye çıkan bu çıta 1 Kasımda ulaşılması zor bir oran olan %96 ile yeniden konuşulmaya ve tartışılmaya başlandı...

SİNCİK’TEKİ AK PARTİ

Peki Ak Parti’ yi bu kadar uzun soluklu bir maratonda sürekli yükseten etken, sebep neydi?

Bu konuda konuşmak, değerlendirme ve tespitlerde bulunmak çok açık bir alan olsada, aslında bunun için net, tekil bir cevabın olduğunu düşünmüyorum.

Şayet Varsa bir cevabı, Cevap Aksu’ da, Geçitli ‘de, Balkaya’ da, Sakız’da, Taşkale’ de, Hacıyan’ da, Yarpuzlu’da, Dilektepe’de hasılıkelam  bir cevap varsa oda bu ilçenin en ücrasında bir amcanın duasıyla kıblesi arasında.  

Yeniden devletine olan inancında, bir şeylerin değişebilme ihtimalinde ve bu inançla,  yaşlı ve hasta haline aldırmadan  yol  katedip sandık başına yürüyende...

Cevap, umuda dair bir şeylerde...

Umut, yarıda kalmış bir şiir...

Bir şiir, yeniden ve bir daha susmasın diye.

ÖZÜNE YÜRÜYEN SİNCİK

Bu duygularla yeni heyecanlar yeşerirken , büyük bir akraba topluluğu olan bu güzelim yurdun,  bir arada durabildiğinde neler yapabileceğine şahit olması, bu birlik hareketi ile özgüvenini bulması,  dünündeki birliği yeniden inşa ederek geleceğe güvenle yürüyebilmesi,  işte  mühim ve yaşatılması gereken hayati mesele bu.

Ak Parti ile beraber,  toplumsal bir bütünlüğe bürünen Sincik,

-Irgatçılık ve işçilikten sıyrılıp, Üreten,  İş Dünyasında Ciddi Temsilcileri Olan, Okuyan, Yazan,  Örgütlenip Dernekleşen,  Kendini Baştan İnşa Eden “ YENİ BİR SİNCİK” artık.

Hızlı büyüyen ve değişen dünyaya uyum sağlayıp gelişim ve büyüme moduna yükselen bir SİNCİK.

İşte geleceğini inşa edecek olan bu  “YENİ SİNCİK”

Bir diyebilmek,  çoğunlukta

Birdeki birliğin rahmetini görmek

Bir ve bütün olunduğunda Cunhurun Reisini buraya getirebileceğini bilen Sincik

Tam da bununla ilgili şu hikaye halimizi anlatır sanki:

“Zamanın birinde bir çoban varmış. Bu çoban padişahın kızına âşık olmuş. Onunla evlenebilmek için her şeyi göze almış ve başlamış bu işin çaresini aramaya. Garip çobanın ilk aklına gelen o zamanın âlimini bulup ondan yardım  istemek. Âlimi bulmuş ve demiş ki:

- Ben padişahın kızına âşık oldum. Ne yapıp ne edip onunla evlenmem  lazım bana yol göster ocağına düştüm.

- Bu iş çok zor evladım. Sen garip bir çoban o padişah kızı.

- Olmaz mutlaka almam lazım  onu bana nasihat et.

- Çok mu seviyorsun sen bu kızı?

- Evet çok

- Ne dersem yapacak mısın?

- Yaparım söz.

- Dinle beni o zaman şu andan  itibaren şehrin girişine gidiyorsun kapısına oturup hiç kalkmadan uyumadan orada bekleyeceksin. Sana kim soru sorarsa tek cevabın ALLAH olacak.

Öğüdünü alan çoban  hemen  şehrin kapısına oturmuş bir tüccar gelmiş:

Selamün Aleyküm demiş.

- ALLAH

- Bu şehirde alabileceğim neler var?

- ALLAH

- Sen deli misin?

- ALLAH

Cevap alamayan  tüccar gitmiş. Sonra gelen giden ne sormuşsa tek cevabı ALLAH olmuş. Çobanın ünü yayılmış şehre onu çok muhterem bir âlim zat olarak tanıtmışlar. Bu söylenti padişahın  kulağına gitmiş. Padişah da toparlanıp hemen ziyaretine gelmiş:

- Hocam buralarda yazık size

- ALLAH

- Sizi sarayımda görmek bana şeref verir

- ALLAH

- Hatta size akraba olmak isterim bir kızım var sizde uygun görürseniz izdivacınız bize şereftir.

- ALLAH, ALLAH demiş. İstemem demiş.

Âlim zat çobana sormuş.

- Evladım istediğin oldu işte neden istemiyorsun.

Çoban cevap vermiş:

- Yalan yere, dünya için çıktım buraya dedim ALLAH. Her istediğim oldu. Ben şimdi onu bırakıp nasıl başkasını severim.

İşte bu kıssadan  hissede bizim de payımıza çok şey düşürüyor. 

Bizler ülkenin en ücrasında yaşayan Sincilikliler olarak tarihimizde ilk defa bir  beraberlik oluşturduk  “BİR” dedik. Ülkenin Başkanı buraya geldi.

Bugün             “bir” diyen Sincik’e Cumhurun Reisini gönderenden vazgeçmemek ve bu bütünlüğe sahip çıkmak temennisi ile...

“Büyük kitaplar küçük insanların hikayelerini anlatıyordu.

Küçük ama yaşamın yüreğinde büyük manalar bırakmış insanların”

......Ve ana haber bültenleri büyük harflerle  SİNCİK yazıyordu,

Sincik: Bu ülkenin en ücrasında bir yerlerde küçük bir belde,

Zaman,  kaydederken bu anı, Sincikliler kendilerine tebesümle bakıyordu  ekranlardan...

                                                                                                     Selam ve dua ile kalın...

 

 

 

YENİ SİNCİK

 

“Büyük kitaplar küçük insanların hikayelerini anlatıyordu.

Küçük ama yaşamın yüreğinde büyük manalar bırakmış insanların”

......Ve ana haber bültenleri büyük harflerle  SİNCİK yazıyordu,

Sincik: Bu ülkenin en ücrasında bir yerlerde küçük bir belde,

Zaman,  kaydederken bu anı, Sincikliler kendilerine tebessümle bakıyordu  ekranlardan...

1990 yılında ilçe olduktan sonra bir kısır döngünün içinde bocalayan Sincik,  Ak Partinin iktidarıyla bir kalkınma ivmesi yakalıyor ve kendine olan özgüveninini yavaş yavaş buluyordu.

İlk kurulduğu günden itibaren ilçede hızlı bir yükselişle,  halktan destek bulan Ak Parti, 2009 yerel seçimlerinde ciddi bir farkla ilçede belediye seçimlerini alırken, Anayasa referandumu dahil  2011 yılı genel seçimlerinde de Türkiye’de Ak Parti  en yüksek oy oranıyla destek buluyordu ve bu kadar yüksek bir oyun sebepleri ulusal düzeyde bile tartışılıyordu.

2014 yerel seçimlerinde aday anlaşmazlığı sebebiyle Ak Parti belediye seçimlerini kaybetti, hemen ardından gelen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Belediye başkanının yaptığı istişareler sonucunda seçildiği partiden istifa ederek, Recep Tayyip ERDOĞAN, a destek kararı alması ile kitlesel bir harekete dönüşen seçim yeniden ülke içinde Sincik isminin gündem olmasını sağladı...7 Haziran genel seçimleri ile zirveye çıkan bu çıta 1 Kasımda ulaşılması zor bir oran olan %96 ile yeniden konuşulmaya ve tartışılmaya başlandı...

SİNCİK’TEKİ AK PARTİ

Peki Ak Parti’ yi bu kadar uzun soluklu bir maratonda sürekli yükseten etken, sebep neydi?

Bu konuda konuşmak, değerlendirme ve tespitlerde bulunmak çok açık bir alan olsada, aslında bunun için net, tekil bir cevabın olduğunu düşünmüyorum.

Şayet Varsa bir cevabı, Cevap Aksu’ da, Geçitli ‘de, Balkaya’ da, Sakız’da, Taşkale’ de, Hacıyan’ da, Yarpuzlu’da, Dilektepe’de hasılıkelam  bir cevap varsa oda bu ilçenin en ücrasında bir amcanın duasıyla kıblesi arasında.  

Yeniden devletine olan inancında, bir şeylerin değişebilme ihtimalinde ve bu inançla,  yaşlı ve hasta haline aldırmadan  yol  katedip sandık başına yürüyende...

Cevap, umuda dair bir şeylerde...

Umut, yarıda kalmış bir şiir...

Bir şiir, yeniden ve bir daha susmasın diye.

ÖZÜNE YÜRÜYEN SİNCİK

Bu duygularla yeni heyecanlar yeşerirken , büyük bir akraba topluluğu olan bu güzelim yurdun,  bir arada durabildiğinde neler yapabileceğine şahit olması, bu birlik hareketi ile özgüvenini bulması,  dünündeki birliği yeniden inşa ederek geleceğe güvenle yürüyebilmesi,  işte  mühim ve yaşatılması gereken hayati mesele bu.

Ak Parti ile beraber,  toplumsal bir bütünlüğe bürünen Sincik,

-Irgatçılık ve işçilikten sıyrılıp, Üreten,  İş Dünyasında Ciddi Temsilcileri Olan, Okuyan, Yazan,  Örgütlenip Dernekleşen,  Kendini Baştan İnşa Eden “ YENİ BİR SİNCİK” artık.

Hızlı büyüyen ve değişen dünyaya uyum sağlayıp gelişim ve büyüme moduna yükselen bir SİNCİK.

İşte geleceğini inşa edecek olan bu  “YENİ SİNCİK”

Bir diyebilmek,  çoğunlukta

Birdeki birliğin rahmetini görmek

Bir ve bütün olunduğunda Cunhurun Reisini buraya getirebileceğini bilen Sincik

Tam da bununla ilgili şu hikaye halimizi anlatır sanki:

“Zamanın birinde bir çoban varmış. Bu çoban padişahın kızına âşık olmuş. Onunla evlenebilmek için her şeyi göze almış ve başlamış bu işin çaresini aramaya. Garip çobanın ilk aklına gelen o zamanın âlimini bulup ondan yardım  istemek. Âlimi bulmuş ve demiş ki:

- Ben padişahın kızına âşık oldum. Ne yapıp ne edip onunla evlenmem  lazım bana yol göster ocağına düştüm.

- Bu iş çok zor evladım. Sen garip bir çoban o padişah kızı.

- Olmaz mutlaka almam lazım  onu bana nasihat et.

- Çok mu seviyorsun sen bu kızı?

- Evet çok

- Ne dersem yapacak mısın?

- Yaparım söz.

- Dinle beni o zaman şu andan  itibaren şehrin girişine gidiyorsun kapısına oturup hiç kalkmadan uyumadan orada bekleyeceksin. Sana kim soru sorarsa tek cevabın ALLAH olacak.

Öğüdünü alan çoban  hemen  şehrin kapısına oturmuş bir tüccar gelmiş:

Selamün Aleyküm demiş.

- ALLAH

- Bu şehirde alabileceğim neler var?

- ALLAH

- Sen deli misin?

- ALLAH

Cevap alamayan  tüccar gitmiş. Sonra gelen giden ne sormuşsa tek cevabı ALLAH olmuş. Çobanın ünü yayılmış şehre onu çok muhterem bir âlim zat olarak tanıtmışlar. Bu söylenti padişahın  kulağına gitmiş. Padişah da toparlanıp hemen ziyaretine gelmiş:

- Hocam buralarda yazık size

- ALLAH

- Sizi sarayımda görmek bana şeref verir

- ALLAH

- Hatta size akraba olmak isterim bir kızım var sizde uygun görürseniz izdivacınız bize şereftir.

- ALLAH, ALLAH demiş. İstemem demiş.

Âlim zat çobana sormuş.

- Evladım istediğin oldu işte neden istemiyorsun.

Çoban cevap vermiş:

- Yalan yere, dünya için çıktım buraya dedim ALLAH. Her istediğim oldu. Ben şimdi onu bırakıp nasıl başkasını severim.

İşte bu kıssadan  hissede bizim de payımıza çok şey düşürüyor. 

Bizler ülkenin en ücrasında yaşayan Sincilikliler olarak tarihimizde ilk defa bir  beraberlik oluşturduk  “BİR” dedik. Ülkenin Başkanı buraya geldi.

Bugün             “bir” diyen Sincik’e Cumhurun Reisini gönderenden vazgeçmemek ve bu bütünlüğe sahip çıkmak temennisi ile...

“Büyük kitaplar küçük insanların hikayelerini anlatıyordu.

Küçük ama yaşamın yüreğinde büyük manalar bırakmış insanların”

......Ve ana haber bültenleri büyük harflerle  SİNCİK yazıyordu,

Sincik: Bu ülkenin en ücrasında bir yerlerde küçük bir belde,

Zaman,  kaydederken bu anı, Sincikliler kendilerine tebesümle bakıyordu  ekranlardan...

                                                                                                     Selam ve dua ile kalın...

 

 

 

 YENİ SİNCİK

 

“Büyük kitaplar küçük insanların hikayelerini anlatıyordu.

Küçük ama yaşamın yüreğinde büyük manalar bırakmış insanların”

......Ve ana haber bültenleri büyük harflerle  SİNCİK yazıyordu,

Sincik: Bu ülkenin en ücrasında bir yerlerde küçük bir belde,

Zaman,  kaydederken bu anı, Sincikliler kendilerine tebessümle bakıyordu  ekranlardan...

1990 yılında ilçe olduktan sonra bir kısır döngünün içinde bocalayan Sincik,  Ak Partinin iktidarıyla bir kalkınma ivmesi yakalıyor ve kendine olan özgüveninini yavaş yavaş buluyordu.

İlk kurulduğu günden itibaren ilçede hızlı bir yükselişle,  halktan destek bulan Ak Parti, 2009 yerel seçimlerinde ciddi bir farkla ilçede belediye seçimlerini alırken, Anayasa referandumu dahil  2011 yılı genel seçimlerinde de Türkiye’de Ak Parti  en yüksek oy oranıyla destek buluyordu ve bu kadar yüksek bir oyun sebepleri ulusal düzeyde bile tartışılıyordu.

2014 yerel seçimlerinde aday anlaşmazlığı sebebiyle Ak Parti belediye seçimlerini kaybetti, hemen ardından gelen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Belediye başkanının yaptığı istişareler sonucunda seçildiği partiden istifa ederek, Recep Tayyip ERDOĞAN, a destek kararı alması ile kitlesel bir harekete dönüşen seçim yeniden ülke içinde Sincik isminin gündem olmasını sağladı...7 Haziran genel seçimleri ile zirveye çıkan bu çıta 1 Kasımda ulaşılması zor bir oran olan %96 ile yeniden konuşulmaya ve tartışılmaya başlandı...

SİNCİK’TEKİ AK PARTİ

Peki Ak Parti’ yi bu kadar uzun soluklu bir maratonda sürekli yükseten etken, sebep neydi?

Bu konuda konuşmak, değerlendirme ve tespitlerde bulunmak çok açık bir alan olsada, aslında bunun için net, tekil bir cevabın olduğunu düşünmüyorum.

Şayet Varsa bir cevabı, Cevap Aksu’ da, Geçitli ‘de, Balkaya’ da, Sakız’da, Taşkale’ de, Hacıyan’ da, Yarpuzlu’da, Dilektepe’de hasılıkelam  bir cevap varsa oda bu ilçenin en ücrasında bir amcanın duasıyla kıblesi arasında.  

Yeniden devletine olan inancında, bir şeylerin değişebilme ihtimalinde ve bu inançla,  yaşlı ve hasta haline aldırmadan  yol  katedip sandık başına yürüyende...

Cevap, umuda dair bir şeylerde...

Umut, yarıda kalmış bir şiir...

Bir şiir, yeniden ve bir daha susmasın diye.

ÖZÜNE YÜRÜYEN SİNCİK

Bu duygularla yeni heyecanlar yeşerirken , büyük bir akraba topluluğu olan bu güzelim yurdun,  bir arada durabildiğinde neler yapabileceğine şahit olması, bu birlik hareketi ile özgüvenini bulması,  dünündeki birliği yeniden inşa ederek geleceğe güvenle yürüyebilmesi,  işte  mühim ve yaşatılması gereken hayati mesele bu.

Ak Parti ile beraber,  toplumsal bir bütünlüğe bürünen Sincik,

-Irgatçılık ve işçilikten sıyrılıp, Üreten,  İş Dünyasında Ciddi Temsilcileri Olan, Okuyan, Yazan,  Örgütlenip Dernekleşen,  Kendini Baştan İnşa Eden “ YENİ BİR SİNCİK” artık.

Hızlı büyüyen ve değişen dünyaya uyum sağlayıp gelişim ve büyüme moduna yükselen bir SİNCİK.

İşte geleceğini inşa edecek olan bu  “YENİ SİNCİK”

Bir diyebilmek,  çoğunlukta

Birdeki birliğin rahmetini görmek

Bir ve bütün olunduğunda Cunhurun Reisini buraya getirebileceğini bilen Sincik

Tam da bununla ilgili şu hikaye halimizi anlatır sanki:

“Zamanın birinde bir çoban varmış. Bu çoban padişahın kızına âşık olmuş. Onunla evlenebilmek için her şeyi göze almış ve başlamış bu işin çaresini aramaya. Garip çobanın ilk aklına gelen o zamanın âlimini bulup ondan yardım  istemek. Âlimi bulmuş ve demiş ki:

- Ben padişahın kızına âşık oldum. Ne yapıp ne edip onunla evlenmem  lazım bana yol göster ocağına düştüm.

- Bu iş çok zor evladım. Sen garip bir çoban o padişah kızı.

- Olmaz mutlaka almam lazım  onu bana nasihat et.

- Çok mu seviyorsun sen bu kızı?

- Evet çok

- Ne dersem yapacak mısın?

- Yaparım söz.

- Dinle beni o zaman şu andan  itibaren şehrin girişine gidiyorsun kapısına oturup hiç kalkmadan uyumadan orada bekleyeceksin. Sana kim soru sorarsa tek cevabın ALLAH olacak.

Öğüdünü alan çoban  hemen  şehrin kapısına oturmuş bir tüccar gelmiş:

Selamün Aleyküm demiş.

- ALLAH

- Bu şehirde alabileceğim neler var?

- ALLAH

- Sen deli misin?

- ALLAH

Cevap alamayan  tüccar gitmiş. Sonra gelen giden ne sormuşsa tek cevabı ALLAH olmuş. Çobanın ünü yayılmış şehre onu çok muhterem bir âlim zat olarak tanıtmışlar. Bu söylenti padişahın  kulağına gitmiş. Padişah da toparlanıp hemen ziyaretine gelmiş:

- Hocam buralarda yazık size

- ALLAH

- Sizi sarayımda görmek bana şeref verir

- ALLAH

- Hatta size akraba olmak isterim bir kızım var sizde uygun görürseniz izdivacınız bize şereftir.

- ALLAH, ALLAH demiş. İstemem demiş.

Âlim zat çobana sormuş.

- Evladım istediğin oldu işte neden istemiyorsun.

Çoban cevap vermiş:

- Yalan yere, dünya için çıktım buraya dedim ALLAH. Her istediğim oldu. Ben şimdi onu bırakıp nasıl başkasını severim.

İşte bu kıssadan  hissede bizim de payımıza çok şey düşürüyor. 

Bizler ülkenin en ücrasında yaşayan Sincilikliler olarak tarihimizde ilk defa bir  beraberlik oluşturduk  “BİR” dedik. Ülkenin Başkanı buraya geldi.

Bugün             “bir” diyen Sincik’e Cumhurun Reisini gönderenden vazgeçmemek ve bu bütünlüğe sahip çıkmak temennisi ile...

“Büyük kitaplar küçük insanların hikayelerini anlatıyordu.

Küçük ama yaşamın yüreğinde büyük manalar bırakmış insanların”

......Ve ana haber bültenleri büyük harflerle  SİNCİK yazıyordu,

Sincik: Bu ülkenin en ücrasında bir yerlerde küçük bir belde,

Zaman,  kaydederken bu anı, Sincikliler kendilerine tebesümle bakıyordu  ekranlardan...

                                                                                                     Selam ve dua ile kalın...

 

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

Bu yazı toplam 1283 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ


Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Sincik Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.