ŞAFAK SÖKTÜ YİNE

18.8.2016 18:42:44
Nevzat YİĞİT

Nevzat YİĞİT

15 Temmuz karanlık bir geceydi. Up uzundu. Geçmek bilmiyordu. Ancak her karanlık gecenin ardından bir şafak sökerdi. Çünkü zifiri karanlığın olduğu an şafağın sökeceği andı. Bugün de şafak sökecek miydi acaba! Evet, Şafak söktü yine…
Darbecilerin hain planlarını, ihanetlerini bir bir gün yüzüne çıkardı.
İhanetin boyutları aydınlanıyordu. Asker kıyafeti giymiş eşkıyaları ,hainleri gün yüzüne çıkartı. Cuntacı fetocu generallerini!!…
Yeni liderleri, yeni halk kahramanlarını..
Binlerce isimsiz kahramanı da. Yüzlerce Şehidimizi, Gazimizi gün yüzüne çıkardı.
Bir ucu Pennsylvania da ki uşak olan zatın elinde iken, diğer ucu da daha önce ifade ettiğimiz gibi ABD’de başta olmak üzere, AB, BM ve NATO’nun elindeydi. FETO terör örgütü şer güçler ile ittifak içinde oyunlarını oynayacak ve bu ülkede cirit atacaklardı. Paralel çetecilerin ve işbirlikçilerin planları tutmadı. Nice isimsiz kahraman tankların üstüne çıkarak, göğsünü kurşuna siper ederek ucuz elde etmedikleri bu vatanı ucuz da teslim etmedi. Çanakkale’de, Kurtuluş savaşında isimlerine rastladığımız kahramanlar bu sefer darbeye dur diyerek isimlerini ezberleteceklerdi bu millete. Çünkü bu milletin bağrında çıkmış, bu milletin ta kendileri idi.
Bu darbe birçok yeniliğe sahne oldu. FETO terör grubunun bir anda deşifre edilerek uzantılarıyla devletin içinde temizlenmesine vesile oldu. Reisi Cumhurun haklılığı pahalıya mal olmasına rağmen tescillendi. En yakınındakilere bile bunların haşhaşi olduğunu, silahlı terör örgütü olduğunu inandıramıyordu. Milletin gücü karşısında hiçbir gücün duramayacağı, birlikte ne kadar güçlü olduğumuz tescillendi. Dostumuz kim, düşmanımız kim gün yüzüne çıktı. Erbakan hoca yine haklı çıkıyordu galiba. Batının bize dost olmadığı gün gibi açığa çıktı. Batının , Tabii olarak avuçlarına alamadığı Erdoğan’dan ve Milletten değil de, Batının emrinde olduğunu ifade eden Feto’nun ve darbecilerin yanında yer aldığına hepimiz şahit olduk. Sokağa çıkma yasağı olsa bu sağcılar camiye gidemez diyen sözde Siyaset profesörlerin diplomalarının çöpe atılmasına şahit olduk. Çünkü bu millet değil sokağa, tanka ,topa ve tüfeğe karşı göğüs gerdi…
İktidarı ve muhalefetiyle tek ses olarak darbenin karşısında yer alan siyasi partilerimiz iyi bir sınav verdi. Darbenin olduğu saatlerde Milletini sokağa davet eden , hiç vakit kaybetmeden Milletin arasına girerek darbecilere meydan okuyan Reisi Cumhuru anmadan geçmek olmaz. Aynı zamanda yine darbenin olduğu saatlerde acaba kim kazanır hesabına girmeden Meşru hükümetin yanında yer aldığını ifade eden Sayın Devlet Bahçeli’yi de ayrıca tebrik etmek gerekir. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır anlayışıyla hareket eden Sayın Bahçeli devlet adamlılığını bir kez daha gösterdi. İlk andan itibaren vakur ve kararlı duruşuyla Beyefendiliği ve uzlaşmacı tavrıyla milletin gönlünü kazanan Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım da iyi sınav verenlerin arasındaydı. Darbe saatinden itibaren halkı sokağa davet eden soğukkanlılığını koruyan Yıldırım, Yıldırım hızıyla hareket ederek kamu kurum ve kuruluşlarında temizlik operasyonuna başlamış oldu. Mecliste ortak bildiriye imza atan, Yeni kapı mitingine katılarak birlik mesajı veren Sayın Kılıçdaroğlu’nu da unutmamak gerekir. Kapalı olmasına rağmen bombardıman altındaki Meclisi açan Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ı ve saldırılara rağmen Meclise koşan Milletvekillerini ve Konuşmasıyla Meclisi cesaretlendiren Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ’ı ayrıca tebrik etmek gerekir. Başta Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Görmez olmak üzere okudukları salalarla milleti meydanlara davet ederek manevi atmosferi sağlayan cami imamlarını da tebrik ederiz.
15 Temmuz gecesinden itibaren devam eden nöbetlere halkımız akın akın iştirak ediyor. Her gece aynı iştiyakla beklenen nöbetler salalar eşliğinde daha bir anlam kazanıyor. Genci, yaşlısı, kadını erkeğiyle nöbete devam diyen Milletimiz Yeni kapı mitingiyle darbe karşısındaki duruşunu taçlandırmış oldu. Her rengin, her sesin meydana tek ses ve tek yürek olarak iştirak ettiği Yeni kapı mitingi adeta bir meydan okumaydı. Bir asil ruh ve asil duruştu. Sadece Türkiye’ye değil Tüm Dünya’ya bir mesajdı. Adeta bir haykırıştı. Bir çağrıyla sadece yeni kapıda beş milyona yakın insan bir arada bulunabiliyordu. Bunun yanında Türkiye’nin seksen ilinde milyonlarca insan tek yürek olmuş tek amaç uğruna bir araya gelmiş bulunuyordu. “Ezelden beri hür yaşamış bir milletin esarete karşı bir duruşuydu. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvarı , Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim vardı diyordu bu millet..
Paralel çeteye, Paralel devlete ve paralel dine asla geçit vermeyen bu
…. Millet
Yeniden İstiklal ve İstikbal Mücadelesini yazıyordu...

 

Bu yazı toplam 1328 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ


Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Sincik Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.