DENGİR FIRAT İLE KAHTA SİYASETİ ÜZERİNE RÖPORTAJ

6.5.2014 13:22:18
DENGİR FIRAT İLE KAHTA SİYASETİ ÜZERİNE RÖPORTAJ
Ak Parti Eski Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Kahta Siyasihaber sitesi editörü Fatih Demirgüç ile yaptığı röportajda Kahta Siyasetine dair çarpıcı açıklamalar yaptı.

Ak Parti Eski Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Kahta Siyasihaber sitesi editörü Fatih Demirgüç ile yaptığı röportajda Kahta Siyasetine dair çarpıcı açıklamalar yaptı.

Fatih Demirgüç : Röportajımıza başlamadan önce soralım. Siyasi geçmişi ilen tanınan Dengir Mir Mehmet Fırat Kimdir ?
Ben Adıyaman Kahta'lıyım. Rahmetli dedem Hacı Bedir Ağa 1925'te Mersin Milletvekili olduğu sırada kendi isteği üzerine Mersin'e göç etmiş. Ben 30.12.1945 tarihinde Mersin'de doğdum.Ancak Babamın rahatsızlığı nedeniyle 1951 yılında memleketimiz olan Kahta'ya geldik. Ben İlkokul 1.sınıfı Kahta Kubilay İ.Ö.O okudum. Babam o dönemin Demokrat Parti İl Başkanı olduğu için Malatya Yerleşerek, Eğitimimin bir kısmını Malatya, peşinden Adıyaman ve Tekrar Mersin'e dönerek Lise Eğitimimi Tamamladım. 1967 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldum.1968-1970 yılların askerlik görevimi tamamladım.Bir süre avukatlık yaptım.
İlk kez 1972 yılında Adalet Partisinden Siyasete Girdim. 1973 Yılında milletvekili adayı oldum ama kazanamadım. Bir süre Adalet Partisi Kahta İlçe başkanlığı yaptım. 12 Eylül Darbesinden sonra Doğru Yol Partisi kurulunca, DYP intisap ettik. 1999 yılına kadar DYP görev yaptım. 1999 yılında siyaseti bırakmak üzere AYRILDIM.
Ancak o dönem rahmetli Necmettin Erbakan'ın ısrarı üzerine 1999 yılında Fazilet Partisine katılarak, Adıyaman Milletvekili seçildim. Ancak 2001 yılında Fazilet Partisi kapatılınca Yenilikçi hareket olarak başlatılarak, Ak Parti Kurucuları arasında yer alıp 2008 yılı Kasım ayına kadar Ak Parti Genel Başkan Yardımcılığı Görevinde bulundum. Bir günlüğüne olsa da Ak Parti Genel Başkanlığı yaptım.2002 yılında Mersin , 2007 yılında da Adana Milletvekili seçilerek, bu görevimi 2011 yılına kadar yürüttüm. Şu an Ak Partinin halen mevcut üyesiyim...

Fatih Demirgüç : Peki Sayın Fırat, Öncelikle neden siyasetçi oldunuz, bu konuda bizleri aydınlatır mısınız ?
Mecliste bu ailenin 5. ferdi olarak girdim. Dedemin. amcamın ve dayılarımın memleket için hizmet kar olarak görev almalarından olsa gerek ki, bende siyasete girdim.
Siyasete girmemde ki amaç bir yerlere gelmek değil, memleketime hizmetlerin gelmesine vesile olmaktı. Mersin ve Adana Milletvekili olmama rağmen Kahta'ya bir çok hizmetin gelmesine aracı oldum. Ama aracı olduğum hiç bir hizmeti de sahiplenmedim...
Fatih Demirgüç : Siyasi tecrübelerinize dayanarak, Ak Partinin Mahalli Seçimlerde göstermiş olduğu başarıyı nasıl değerlendiriyorsunuz ?
Bana göre son yapılan seçim mahalli seçim değil, hatta genel seçim de değil bir referandum seçimiydi. Çünkü seçim mücadelesi siyasi partiler arasında yapılır. Fakat Başbakanımız Sayın R.Tayyip Erdoğan'ın mitinglerine bakarsanız hedef almış olduğu siyasi partiler değil, Paralel Yapı diye nitelendirilen Cemaat idi.
Parti Başkanın Ben Mi ? - Cemaat Mi ? diye bir soru sorması mahalli seçimi değil, referandum seçimini andırır...
Fatih Demirgüç: 2000 yılında Cumhurbaşkanı adayı olan bir siyasetçi olarak, bu yıl yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı Seçimi Sonrası Türkiye Portresi hakkındaki görüşleriniz nelerdir ?
Bildiğiniz üzere bu sefer yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimini, bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden ayıran farklılık, Cumhurbaşkanın doğrudan doğruya halk tarafından seçilmesidir.Ancak 1982 Anayasası Parlamenter sisteme uyan bir sistem değil.Çünkü hep askerin cumhurbaşkanı olacağı mantığıyla düzenlenmiş bir anayasadır.
Şimdi tabi olarak birde halk tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanı , hükümet ile yetki konusunda bir şekilde ters düşmesi veya ihtilafa düşmesi büyük ihtimaldir.Bu ise Türkiye'de iddia edilen istikrarın korunmasına bana göre zarar verecektir.Ümit ederim bunlar olmaz. Olgularımıza ve Sayın Başbakanın beyanatlarına baktığımızda zaman , kendisi cumhurbaşkanı olduğu takdirde ki olacağını tahmin ediyorum. Belli bir süre sonra hükümet ile yani kendi kurduğu parti ile sorunlar yaşayacağı büyük ihtimaldir. . Hatta örnek olarak geçmişe bakarsak, rahmetli Özal'ın ve Sayın Demirel'in cumhurbaşkanı olduktan sonra kendi partileriyle çelişkiler yaşadığını hatırlamış oluruz.
Dediğim gibi ümit ederim bu tür sorunlar yaşanmaz, ki yaşanırsa da yeni siyasi oluşumların meydana gelmesi de kaçınılmaz olur..

Fatih Demirgüç : Ak Partinin kuruluşundan bu yana hizmet veren; genel başkanlık, genel başkan yardımcılığı, bir çok dönem milletvekilliği yapan ve aynı zaman da halen ak partinin bir üyesi olarak Adıyaman Milletvekili Sayın Metiner'in, Belediye ziyareti sırasında ''bizler baldırı çıplakların sayesinde bu günlere geldik.''demesini nasıl değerlendiriyorsunuz ?
Aslında tabi kişileri muhatap olarak konuşmak adetim değil. Ancak belediye ziyareti sırasında o sözü söylediğini bir internet sitesinde görünce şahsen ben inanmadım.Ve bir süre bekleyip mutlaka bir açıklama yada bir yalanma gelecektir diye düşündüm. Ancak malesef gelmeyince de ben sosyal paylaşım sitesi olan facebook hesabımdan fikirlerimi ifade ettim. Bir kere baldırı çıplağın Türk Dil Kurumu Sözlüğündeki karşılığı yersiz,yurtsuz ve soytarı anlamını ifade ettiğini biliyoruz. Ben Kahta Halkının hangi partiye oy vermiş olursa olsun.Bir baldırı çıplak yakıştırmasına maruz kalmasını kabullenemiyorum.
Kahta Halkı Binlerce yılın getirdiği derin bir kültüre, örf ve adetlere sahiptir. Dolayısıyla hiç bir kişinin görevi ne olursa olsun hele bir siyasinin bir halkı baldırı çıplaklıkla itam etmesini kabul etmek mümkün olmayıp çok üzücü bir olaydan ibarettir.
Bide bunu tevbih edici yazılar okuyorum.Bu beni daha da üzüyor. Çünkü tevbih yoluna gidenlerde Kahtalı yani bu söz onları da kapsıyor. Buna tepki göstermesi gerekenlerin bunu yumuşatmaya çalışmaları, başka şekilde lanse etmeye çalışmaları beni daha çok üzüyor.O bakımdan ben şuna inanıyorum .O bakımdan ben şuna inanıyorum ,Kahta halkı baldırı çıplak olmadığını bir şekilde gösterecektir. Çünkü derin kültürlerimizin vermiş olduğu birikim, bilgelik hemen tepki vermeye rıza göstermez. Ama günü geldiğinde Kahta halkının kendisine bu yakıştırmayı yapanlara gerekli cevabı vereceği kanısındayım...
Fatih Demirgüç : Peki Sayın Fırat sizce, Mehmet Metiner'in Ak Partiye oy vermiş halkı Baldırı çıplaklara benzetmesi İkinci Bir Cahiliye Dönemi midir ?
İnsanların kendi yaşantılarındaki belli dönemleri Cahiliye Dönemi olarak algılamaları ve ifade etmelerini ben çok doğru bulmuyorum. Çünkü insanların kendi kendisine hakaret etme kanısı taşır.İnsanların çocuk olduğu dönem dahi cahiliye dönemi değildir.O çoçuğun ailesinden almış olduğu bir terbiye vardır. İşte büyüklerine saygı göstermek, küçüklerine sevgi göstermek vs...
Yani çocukken dahi o dönemine cahiliye dönemi diyemeyiz. Ama siz bir yazar olup, eliniz kalem tutup köşe yazıları, dergiler çıkardığınız dönemi cahiliye dönemi olarak algılarsanız O cahiliye döneminden kurulabilmek mümkün olmaz.
Eğer bir partinin genel başkan yardımcılığı görevinde bulunmuşsanız, bunu cahiliye dönemi olarak nitelendiremezsiniz. O zaman size şunu sorarlar sıradan bir üye olsanız bunu kabul edebilirler ama o zaman genel başkan yardımcılığı sıfatını niye taşıdınız ?
O bakımından ben bunu ikinci bir cahiliye dönemi olarak değil, çok çok birinci cahiliye döneminin devamı olarak görüyorum...
Fatih Demirgüç : Manevi Evladınız Olarak Bilinen Grup başkanvekili Sayın Ahmet Aydın, Sizin Referansınızla Star ve Bugün Gazetelerinde Görev Alan Sayın Mehmet Metiner ve Desteklerinizle Milletvekili Adayı Olan Sayın Murtaza Yetişin Size ve Size Yakınlığıyla Bilinen Belediye Başkan Aday Adaylarına Karşı Yaptıkları Direnişi Nasıl Yorumluyorsunuz ?
Şimdi tabi ki insanların karakteri çok önemli. Bu beni çok etkilemez. Çünkü 42 yıllık siyasi hayatımda hep şunu görmüşüm; eğer ben birilerine iyilik yapmışsam ve ben onlardan daha sonra muhakkak kötülük görmüşüm. Sırf iyilik yaptıklarımdan, kötülük görmüşüm.Burada Hz. Ali'nin bir sözünü hatırlatmak isterim.Bir gün Hz. Ali'ye şu mahalleden, şu kişi senin aleyhine konuşuyor diyorlar. Hz Ali bu mümkün değil, çünkü ben o kişiye hiç bir iyilik yapmamışım sözü bir bilgenin sözü olduğunu ve doğruluğundan şüphe edilmeyeceğini de belirtmek isterim.
Ben her zaman şunu düşündüm.Birileri bana rakip görünebilir.Dolayısıyla geriye atalım. Hatta halk tabiri ile ''TIRNAKLARI HİÇ UZAMASIN'' diye düşünmedim. Hep düşündüğüm şey gençlerin siyasette olması ve bu gençlerin içinde de Kahtalı gençlerin olmasıydı.
O bakımdan Grup başkanvekili Ahmet Aydın'ın il yönetimindeki başkan yardımcısı peşinden il başkanı sonrasında milletvekili ve grup başkanvekili olmasını hep destekledim. Bugün olsa yine desteklerim.Kahtalıların en iyi yerde olmasını arzu ederim.Bunda hiç bir şekilde gocunmam. Bir hemşerimin bir sıkıntıda ise ve elimden gelecek bir şey ise bunu yapmamakla kendime ihanet olarak görürüm.
Dolayısıyla birisine bir iyilik yaparken bunun karşılığında ne alırım diye bir düşünce içerisinde olmadım.
Benim siyasi kitabımda insanları tehdit etmek, perişan ederek sürgün etmek , ekmeğiyle oynamak yazmaz.
Ben gelebileceğim en üst mevkilere geldim ama hiç bir zaman hiç kimsenin işiyle, ekmeğiyle oynamadım.Bunu yaptığım için de hiçbir güvenlik güçlerine ihtiyaç duymadan Türkiye'nin her bir tarafını gezebiliyorum.Siyasette vardığım nokta bu olup, anlayışımın bir sonucudur.
Hele kendi memleketim Kahta'da arkamda korumalar ile gezmek kendim için zülat ederim. O zaman siyaset yapmam gelir kendi köşemde otururum...
Fatih Demirgüç : Grup başkanvekili Ahmet Aydın'ın Aday Belirleme Maratonundan Sonra Ben Yusuf Turanlıyı Severim. Güzel Hizmetler Kazandırdı. Ama Başkalarının Yolundan Gitti ve O Nedenle Ben Adaylık Vermedim Demesinde ki Başkaları Sizi Kasdettiği Konuşuluyor. Bu Konuda Ne Düşünüyorsunuz ?
O benim tabi ki . Gerek Sincik'te , gerek Kahta'da, gerek Samsat'ta, Gerek İnlice'de benimle beraber siyaset yapmış bütün insanları tepki olarak uzaklaştırılmaya çalışıldı.
Akılları sıra benim o bölgede ki siyasi gücümü törpülemek için orada veya Türkiye'de yapılan bir operasyondu.Ancak yanlış bir operasyon...
Ama bana göre aday göstermedikleri kişiler başarı elde etmişlerdir. Bu Ak Partinin ötesin de bu işi yürütenlerin, bu senaryoları yazıp oynayanların başarısızlığıdır.
Bir kere şunu kafalarına koymalıdırlar; DENGİR FIRAT'ı siyasetten tasfiye Edebilmek Mümkün değildir.

Fatih Demirgüç : Referandum Seçimlerinde % 98 Evet Oyu Alan Sincik İlçesinde Ak Partinin Seçimi Kaybetmesi Basında Sincik Sendromu Diye Yer Aldı. Bir Ak Partili Olarak Sincik Sendromunu Nasıl Değerlendiriyorsunuz ?
Ak Partinin Aday belirlemesinin yanlış olduğunu gösterir.Eğer siz oradaki seçmenin iradesini hiçe sayarak, kendi iradenizi ortaya koyuyorsanız, halk da senaryoları yazıp oyuncuları oynatanlara vermiş olduğu bir cevap olur.
Kahta'da aynı şey olmuştur. Seçimi kazanmak marifet değildir. Hiç bir ilgisi olmayan bir partiye intisap edip bir, bir buçuk ay içinde 12.000 oy alınabiliyorsa saygı duyulması gerekilir.
Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki, yapılmış olan mahalli idareler başkanlıklarındaki operasyonlar Adıyaman'da geri tepmiştir.

Fatih Demirgüç : Adıyaman Eski Milletvekillerinden Sayın Mahmut Göksu'nun Ak Parti Kahta Seçim Karargahında; Bakın Nissibi Köprüsünü Gündeme Getirdiğimizde Kimler Karşı Durdu.Birilerini Karşı Çıkmasına Rağmen Bu Projeyi Programa Aldık. Demesinde Kahta Dengir Mir Mehmet Fırat'ın Nissibi Köprüsüne Karşı Çıktığı Söylentileriyle Çalkanıyor ? Siz Nissibi Köprüsünün Yapılmasına Karşı Çıktınız mı?
Hayır karşı çıkmadım. Sadece önceliklerin olması kanısındayım.Kahta'nın geçim kaynağı ve sürekli şikayet noktası olan IRGATLIĞIN sebebi Kahta'da tütün ekiciliğin ortadan kaldırılmasıdır.Her insan kendi geçimini orda sağlayacak tütün ziraatı ile meşguldü.Eğer ben öncelik sırasının gelmesi gerektiğini düşünürsek, Kahta'nın 2 temel sorunu olduğunu iddia ediyorum. Birincisi, Sulu tarım İkincisi ise Turizmdir.Dünyanın en büyük harikaların bir tanesi Kahta'da bulunmaktadır.Nissibi Köprüsüne gelince bu köprü daha evvel vardı. Eskiden Fırat üstünde bir köprü vardı .Sonradan baraj altında kaldı. Ben Nissibi köprüsüne karşı değilim . Eğer devlet bir yatırım yapacaksa o yatırımın öncelikle o arazilerin sulanmasına ve turizmin geliştirilmesine ayrılmasını isterdim. Birileri Nissibi Köprüsünü Gündeme Getirdiklerinde, Nissibi köprüsünün dosyasını da bilmezler.Nissibi Köprüsünün 2000'li yıllar öncesinde dosyasına eğer Karayollarında çıkaracak olurlarsa Genelkurmay Başkanın bu köprünün yapılmasını doğru olmadığının mütaalasını beyan etmişti.Ancak köprünün şuan yapılmasının nedeni birilerinin programa aldırması değil, Nissibi köprüsü GAP Projesi içerisinde2007-2008 yıllarında projenin yeniden canlandırılması sonucunda yapılmaktadır.Yoksa birilerinin çok çaba gösterip bunu programa aldık demesi gerçek dışıdır.Bu köprü yapıldığın da Kahta da Fakir halk, ırgatçılığa devam etmeyecekse,kimse yollarda can verip ölmeyecekse Ben o önceliklerimde hata yaptığımı söyleyeceğim.Ama söylediğim öncelikleri üzerinde duramayanlar Nissibi köprüsünün arkasına sığınmışlardır.

Fatih Demirgüç : Adıyaman'da Her Zaman Ailenizle Beraber Ağa Olarak Eleştirildiniz ? Hatta Geçen Aylarda Benim de Hazır Bulunduğum İstanbul İNLİCELİLER Derneği Açılışında Kaçıncı Yüzyılda Yaşıyoruz ? Ağa Diye Bir şey Yoktur. Allah Bizi Görgüsüz Ağalardan Korusun Dediniz. Bu Konuda Bizleri Biraz Daha Aydınlatabilir Misiniz ?
Ağa arazisi olup, yanında maraba işçi çalıştırıp, fakire zulmeden, hükmeden bir insandır. Bildiğim kadarıyla Kahta'da bu şekilde bir yapılanma yoktur. Dediklerimin Arkasında Durup Aynı şeyi tekrar söylüyorum. Ağa diye bir şey yoktur. Görgüsüz Ağa vardır. Allah bizi görgüsüz ağalardan korusun.

Fatih Demirgüç :Kahta Belediyesinin mevcut belediye başkanın ilk beyanatı değiştirilen sokak isimlerini kaldıracağını söylemişti.Bu konuda neler düşünüyorsunuz ?
Dünyanın hangi tarafına giderseniz gidin. Bir memlekete hizmet etmiş ve ebediyete uğurlanmış hizmet adamların isimlerini yaşatmak kadar güzel bir şey yok. Kendisi bir gün ebediyete uğradıktan sonra ondan sonra gelecek nesiller onun da adını yaşatabilirdi. Bir belediye başkanı cadde ve sokak isimleriyle uğraşmamalıdır.Kendi Projelerini ve Hizmetleri konusunda beyanatlar versin.

Fatih Demirgüç : Mehmet Metiner'in sizi Uzun Adam olarak nitelendirmesi hakkında neler düşünüyorsunuz ?
Onlar, benim muhatabım değil. Muhatabım olmadığı için cevap verme lüzumunu da hissetmiyorum.Çünkü ben kimin kim olduğunu, çok yakından tanıyorum,biliyorum. Benim görevde olduğum dönemlerde bana karşı olan davranışlarını da biliyorum. Bugün ki davranışlarını da görüyorum. Dolayısıyla onları muhatap olarak kabul etmiyorum.Bu saatten sonra da muhatabım olamazlar. Onların seviyesine de asla inmeyeceğim...
Fatih Demirgüç : Adıyaman Siyasetinde Etkin Bir Ailenin Mensubu Olarak, Demokrat Parti Sürecinde Mahmut Nedim Bilgiç ile olan durumunuz sonrasında Ailenizle Birlikte Demokrat Partiden İstifa Ederek, Fazilet Partisine Geçtiğiniz Günlere Dayanarak, Şuan Mehmet Metiner ve Ahmet Aydın'ın yaptıklarını istinaden Ailenizle Beraber Ortak Bir Karar Alma Fikriniz Var Mıdır ? Bu Konuda Neler Düşünüyorsunuz ?
Dediğim gibi herkes kendine yakışanı yapar. Ben Ak Partinin Kurucularından Olup ve Halen aK Partinin Mevcut üyesiyim. Ailemin bu dönem haksız olarak aday gösterilmemesi değil, gösterilen adayın hak edilmeyen biri olduğundan dolayı simgesel olarak bir partiden aday olmuşlardı.Ben Ak Partinin kurucularından biri olarak , bir günde olsa genel başkanlık yapmış ve uzun bir süre genel başkan yardımcılığı ve milletvekilliği yapmış biriyim. Eğer bir hak iddiası var ise Sayın R.Tayyip Erdoğan, Sayın Abdullah Gül ve Sayın Bülent Arınç'tan sonra en çok hak iddiasında bulunması gereken yada bağlılık ilişkisini güçlü olan benim ve benim yanımda olan ailemdir. O söylediğiniz partileri biz kurmadık. Ama Ak Partinin en zor zamanlarında bu çatı altında görev aldık. Dolayısıyla ihraç edilmediğimiz sürece de başka bir partiye geçmeyi düşünmüyoruz...
Fatih Demirgüç: Sn. Fırat, keyifli sohbetimizi herkesin merak ettiği soruyu yönelterek tamamlamak istiyorum. Ak Partinin kuruluşundan bu yana hizmet veren, Genel Başkanlık, Genel Başkan Yardımcılığı ve bir çok dönem milletvekilliği yapan Sn. Fırat'ı önümüzdeki dönem bir daha görebilecek miyiz ??
Eğer siyaset olarak algıladığınız milletvekillik ise hayır ben düşünmüyorum.Milletvekilli adayı olma gibi bir fikrim yoktur. Zaten böyle bir fikrim olsaydı Genel Başkan Yardımcılığından İstifa etmezdim. Birilerinin korkmasına gerek yok. Ama Ak Partili Olduğumu ve Ak Parti de Siyasetinde yok olmayacağımız da bilinmelidir.

Fatih Demirgüç : Zaman ayırıp bu güzel sohbetimize imkan sunduğunuz için çok teşekkür ederiz.Son olarak Kahta Siyasi Haber aracılığı ile Kahta halkına iletmek istedikleriniz nelerdir?
Ben Kahtalıyım.Kahtalı olmaktan her zaman gurur duydum. Çocuklarım Kahta'da doğmamış olmalarına rağmen memleketlerini unutmasınlar diye doğum yerini KAHTA yazdırdım.Eğer bir hizmet edebilmişsem ne mutlu bana.Eğer gücümün yetmediği bir şeyi yapamamışsam da halkımdan özür dilerim.Ama ben şu inançtayım ki hiç bir zaman emanetlerine ihanet etmedim.Kahtalı olduğumu hiç bir zaman unutmadım, bundan sonra da unutmam.Buradan seçilenlere de kişilerle, menfaatlar ile uğraşmaya bir tarafa bırakıp,Kahta'ya nasıl hizmet getirebiliriz onu düşünsünler. Ben bütün Kahtalı hemşerilerime saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum. Herkese sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum...
 



Bu haber toplam 4196 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ


Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Sincik Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.