HİCRET VE KERBELA - I-

21.9.2018 08:54:04
Nevzat YİĞİT

Nevzat YİĞİT

Sene-i devriyesini yaşadığımız Hicri yılbaşının, Kerbela’nın, Muharremin ve aşuranın bizde bıraktığı derin izler vardır. Bu vesileyle Hicri yılbaşının insanlığa ve İslam alemine hayırlar getirmesini Cenabı haktan niyaz eyleriz.
Öyleyse Hicret’in bıraktığı izlere bakalım biraz.
Hicret; Tevhid inancının kalplerde yeşermesi, yerleşmesi ve kök salmasıdır.
Hicret; Asla bir kaçış değildir, madde âleminden mana âlemine yolculuktur.
Hicret; Sadece bedeni bir göç değil aynı zamanda zihni, fikri ve kavli bir göçtür.
Hicret; fiziki mekân değişikliği kadar yokluktan varlığa bir yolculuk, imkânsızlıktan imkâna doğru bir yolculuktur.
Hicret; sadece düşmanı değil aynı zamanda dostu ve dostluğu sınamaktır.
Hicret; bedevilikten medeniyete yolculuktur.
Hicret ;kan bağından sıyrılıp din bağına yolculuktur. Hiç tanımadığın kimseye evini, gönlünü açmaktır.
Hicret; insanların rızasından Allah’ın rızasını varmaktır.
Hicret; kardeşliğe revan olmaktır. Sevdiklerini rıza-i ilahi için terketmektir.
Hicret; cehaletten, karanlıktan, faizcilikten, ırkçılıktan kaçmaktır.
Kısacası Hicret; Rabbinin rızasını kazanmanın diğer adıdır.
İlk hicret; Hz. Adem’in Cennetten yeryüzüne hicreti idi. Hz. Adem’in bir Aşure günü Cennet’ten yeryüzüne gönderildiği ve Hz. Havva ile yine bir aşure günü Arafat’ta buluştuklarına inanılır.
Allah Hz. Nuh (as)’a; Hicretin gemisini karada yapmasını emretti. Tufan iman edenler için bir hicret, isyan edenler için bir felaket oldu. Yine tufanın gerçekleştiği günün bir aşure günü olduğu rivayet edilir.
Hz. İbrahim; küfürden, zulümden ve şirkten nasıl hicret edileceğini öğretti bize. Ateşe atılmayı göze alma pahasına. Nemrut’un topraklarından Kutsal beldeye Filistin’e ve Mısır’a hicret ederken, Hacer’i ve onun Meyvesi İsmail’ini ve gönül Kebesini arıyordu. Samimiyetin ve teslimiyetin örnekleriydi İbrahim ve İsmail. Hz. Yakup ta ise Hicret; Yusuf’unu kaybetmek ve sonunda ona kavuşmaktı. Hz. Musa’da hicret çobanlığın asasıyla denizi yarmaktı. Tuva vadisinde Rabbiyle konuşmak, Tur-i Sina da Rabbiyle buluşmaktı..
Hanne de Hicret; Meryem’i adamaktı. Zekeriya da Hicret; Meryem’e sahip çıkmak ve Yahya’ya kavuşmaktı. Hz. İsa da hicret İnsanlığı sevgi ve Merhamete çağırmaktı.
ve Alemlere Rahmet Peygamberimiz efendimizde Hicret; Cahiliyeden Medeniyete hicret etmekti. Kölelikten özgürlüğe, hakka, adalete bir yolculuktu. Gönlünü kaptırdığı Emin beldeden ayrılmak ,onu öksüz ve yetim bırakmaktı.
Hicret; Ashab-ı Kehf gibi olmaktı. Sevdiklerinden vazgeçmekti. Sahte ilahlardan vazgeçmektir. Saltanattan, makamdan vazgeçmekti. Sırf Allah’a imanlarından dolayı ateşe atılmayı göze almak demekti, Hanne olup Meryem’i adamaktı hicret…
Hicret; Suriyeli kardeşlerimize muhacir olmayı, Bizlere tekrar Ensar olmayı öğretiyordu.
Hicret; Hz. Ebubekir de Sadakat ve Cömertlik, Hz. Ömer de adalet ve Farukiyet (Hak ile batılı birbirinden ayırmak)ti, Hz. Osman’da Cömertlik, hilm ve Haya, Hz. Ali’de ilim ve cesaretti.
Hz. Hüseyin de ise Hicret; Şehadet ve hakkı haykırmaktı. Zulmün ve zalimin karşısında başkaldırmaktı. Kur’an’ın ifadesi ile “ İbrahim tek başına bir Ümmet idi”. Nemrut’un Zulmüne başkaldıran atası İbrahim gibi Hüseyin de Yezidin zulmüne başkaldırmaktı.
Hicreti gönül kebesinin başköşesinde misafir edene ….Selam olsun…

 

Bu yazı toplam 298 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ


Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Sincik Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.