SELAM OLSUN ASRIN LİDERİNE / Köşe Yazısı - Cemil KESKİN

6.6.2015 23:11:39
Cemil KESKİN

Cemil KESKİN

Cumhurbaşkanımız Memleketimize Nihayet geldi. Hamdolsun ki, bu tarihi ana orada bulunarak şahitlik edebildik. O tabloyu görünce bir an geçmişe gittim.
90'ların ortaları Yedikule Lisesinde okuyorum. Tabi herkesin bir safı, durması gereken bir tarafı var. Milli gençlik Vakfındayız O Dönemler. Türban eylemlerinde yediğimiz coplar ehemmiyetsiz.
Anlatıyorlar o dönem; Celal BAYAR Cumhurbaşkanı, sene 1957. Alman Cumhurbaşkanı Türkiye'yi ziyaret ediyor. Ziyaret çerçevesinde Sultanahmet Camii'ne geçiyor. Celal BAYAR Camiinin önünde "efendim siz niye eşlik etmiyorsunuz" sorusuna Demokrat Parti kökenli Bayar "ben laik bir Cumhurbaşkanı'yım camiye giremem" cevabını veriyor.
Lise eğitimimin sonları. 28 Şubat yaşanıyor. Akabinde okulumuza bir Askeri araç giriyor. İçinden üniformalı "sonradan Binbaşı olduğunu öğrendiğim" Milli Güvenlik Dersimizin Öğretmeni dersimize giriyor. Devleti, devletin esas ve ana koruyucusu Silahlı Kuvvetleri anlatıyor. Bizleri Genelkurmay Başkanı'nı ve Kuvvet Komutanlarını geçtim, Ordu Komutanlarını bile ezbere bilir hale getiriyor.
O dönemler Tüm toplantıların doğal üyesi olan Askerler ; Milli Güvenlik Kurulu toplantılarının ilk, en önemli ve daimi gündemi ile alakalı brifing vermeden toplantı başlamıyor. Yıllar geçti. "Ak Parti Genel Başkan Yard. Mustafa ŞENTOP'tan dinlediğim bir hadiseyi aksetmek istiyorum. "
2003 yılında Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakanlık makamına geçer ve akabinde Milli Güvenlik Kurulu toplantısına katılır. Tabi Toplantıya "ülkenin en önemli meselesi olan" İrtica Faaliyetleriyle alakalı sunumuyla başlanacaktır. Çok hevesli bir Kuvvet Komutanı bir kaç Türbanlı kızımızın ve Imam Hatip Öğrencilerimizin fotoğraflarıyla başlar brifingine. Masanın başından bir ses yükselir "KES ULAN". Sesin sahibi Başbakan ERDOĞAN'dır. Ortalık karışır, toplantıya ara verilir. İşte o Toplantıdan sonra, o brifingler tarih olur.
İmam Hatip, katsayı, Türban vs. Hepsi hallolur. Ben bu hadiselere de şahitlik etmiştim ve yüzlercesine. Anılardan uyanırken anılarımdan görüyorum ki; Recep Tayyip ERDOĞAN yüzyıldır patlamaya hazır Türkiye'nin tecelliyatıdır.
Tıpkı Başbakanımız Ahmet DAVUTOĞLU'nun söylediği gibi. Siyasi ve sosyal hareketler zor ve kritik süreçler de aldıkları kararlarla olgunlaşırlar. Ve yine zor ve kritik süreçlerde oluşturdukları gelenekle kurumsallaşırlar ve asırlara sirayet eden devlet geleneklerini oluştururlar. Ak Parti hareketi konjektürel şartlarda kurulmuş bir siyasi parti hareketi değildir. Kökü tarihin derinliklerine dayanan, geleceğide akide istikbâle yürüyen, Köklü bir devlet geleneği içinde ortaya çıkmış; ve bu Köklü devlet geleneğini inşa ve ihya Sürecinde olan kadronun hareketidir. Ve Recep Tayyip ERDOĞAN bu kadronun Önderidir, Lideridir.
Aktörlerle beraber senaryoyu da değiştiren, devre hükmeden Asrın liderine selam olsun. 

Bu yazı toplam 1037 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ


Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Sincik Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.